Intro Text

Merhaba! Ben Ömer. Elektrik Elektronik Mühendisiyim. & Aynı zamanda edebiyat ve fotoğrafçılıkla ilgileniyorum.

Nazım Hikmet Ran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nazım Hikmet Ran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
O şimdi ne yapıyor,
şu anda, şimdi, şimdi?
Belki dizinde bir kedi yavrusu var,
okşuyor.
Belki de yürüyordur, adımını atmak üzredir,
- her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren
sevgili, canımın içi ayaklar!..
Ve ne düşünüyor
beni mi?
Yoksa
ne bileyim
fasulyenin neden bir türlü pişmediğini mi?
Yahut, insanların çoğunun
neden böyle bedbaht olduğunu mu?

-Nazım Hikmet Ran

Sen benim sarhoşluğumsun 
ne ayıldım 
ne ayılabilirim 
ne ayılmak isterim 
başım ağır 
dizlerim parçalanmış 
üstüm başım çamur içinde 
yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim

-Nazım Hikmet Ran

Yollara küfrettim her gidişinde.
Demiştim sana hatırlarsan:
“Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil, ‘zamanla bırakmamak’tır…”
Şimdi bana, geçen o zamanın unutulmaz sancısı kalır.
Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim…


-Nazım Hikmet Ran



Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin


-Nazım Hikmet Ran 



Güzel seslendirmesi ve bu şiiri bizimle paylaşmasından dolayı Rozerin Atça'ya çok teşekkür ederiz...


Bir Cezaevinde Tecritteki Adamın Mektupları
 Seslendiren: Rozerin Atça
Sizden Gelen Şiirler


Gözlerin 

Gözlerin gözlerin gözlerin, 
ister hapisaneme, ister hastaneme gel, 
gözlerin gözlerin gözlerin hep güneşte, 
şu Mayıs ayı sonlarında öyledir işte 
Antalya tarafında ekinler seher vakti. 

Gözlerin gözlerin gözlerin, 
kaç defa karşımda ağladılar 
çırılçıplak kaldı gözlerin 
altı aylık çocuk gözleri gibi kocaman ve çırılçıplak, 
fakat bir gün bile güneşsiz kalmadılar. 

Gözlerin gözlerin gözlerin, 
gözlerin bir mahmurlaşmayagörsün 
sevinçli bahtiyar 
alabildiğine akıllı ve mükemmel 
dillere destan bir şeyler olur dünyaya sevdası insanın. 

Gözlerin gözlerin gözlerin, 
sonbaharda öyledir işte kestanelikleri Bursa'nın 
ve yaz yağmurundan sonra yapraklar 
ve her mevsim ve her saat İstanbul. 

Gözlerin gözlerin gözlerin, 
gün gelecek gülüm, gün gelecek, 
kardeş insanlar birbirine 
senin gözlerinle bakacaklar gülüm, 
senin gözlerinle bakacaklar. 

Nazım Hikmet Ran


Şiir Vakti
Biz aslında ne kadar kalabalıkmışız, biz aslında nasıl da özlemişiz birbirimizi... Tarihin, yaşanmışlıkların, en çok da işine öyle gelenlerin oyunlarının etkisiyle nasıl da uzaklaşmışız birbirimizden.

Dört insan canını kaybetti, onlarca insan kalıcı travmaya uğradı, binlercesi yaralandı. Siyaset sahnesinde gücün, her şeyden ama en çok da insan hayatından bile daha önemli olduğuna bir kez daha şahit olduk. Acımız bakidir, yaşananları biz unutsak tarih unutmayacak; gün gelecek, adalet tecelli edecektir. Yegane temennim bu yöndedir.

Hayatın cilveleri hakkında ahkam kesecek değilim ancak insanoğlunun başına ne gelirse gelsin elbet yaşamaya devam etme arzusu her daim şaşırtıyor beni. "Hayat devam ediyor" klişeleşmiş bir kalıptan ziyade iki kere ikinin dört etmesi kadar net bir yargı. Dolayısıyla bir mühlet ara verdiğimiz edebiyat ve blog yolculuğuna kaldığımız yerden değil belki ama  vardığımız yerden devam etme vakti geldi de geçiyor...

Gezi direnişinin edebiyatı nasıl besleyeceği, ne şekilde etkileyeceğini merak ededuralım; direnişteki edebiyat izleri uzun süre yer edecek hafızalarımızda. Yaratıcılığın doruğa çıktığı duvar yazıları, sloganlar bir yana polise kitap okuyan eylemciler, Gezi Kütüphanesi gibi oluşumlar gerçek gücün şiddetten geçmediğini kanıtlar nitelikte. Hele direnişle örtüşen kimi şiirlerin, kimi dizeleri yok mu? Harikulade!

Mor Külhani - Ece Ayhan

Yerçekimli Karanfil - Edip Cansever

Hasan Hüseyin Korkmazgil imzalı "Haziranda Ölmek Zor", Cemal Süreya'nın "Park" şiiri ve daha nicesi örnek gösterilebilir. Tüm hepsi bir yana; direnişle -hele ki ilk günleriyle- örtüşen şiir Nazım Hikmet'in Ceviz Ağacı'dır benim gözümde: İçerisinde ağaç, park ve polis geçen -bildiğim- tek şiir... 

Cem Karaca'nın enfes yorumu şiiri iki kat güzelleştiriyor. Selam olsun cümle direnişçiye, iyi dinlemeler!