| Yeni fotoğraf makinamla hiç anlaşamıyoruz. |
Not: Bu kitap Esen Kitap tarafından gönderildi. Yorumlarımın objektif olmasına özen gösterdim. Hem gönderi hem de anlayışları için teşekkür ederim.
| Yeni fotoğraf makinamla hiç anlaşamıyoruz. |
Bunca felaket, bunca zulüm, bunca haksızlıkla dolu bir dünyada köpekler gibi mutsuz olmanın kolaylığını bildiğim için, mutsuzluklarıyla övünenlere fena halde bozulurum. Mutsuz olmak bir marifet değildir. Çektiğin acıları gözler önüne sermek, büyük kişisel mutlulukların peşinden koşmak ayıbından vazgeçip, küçük mutluluklara sığınmak, onlarla yetinmektir asıl marifet.
Serkan Akkuş
Kadir Yüksel (Editör), Ferit Edgü, Necati Tosuner, İlhan Durusel, Zafer Doruk, Celal İlhan, Remzi Karabulut, Kerem Işık, Özcan Öztürk, Türker Ayyıldız, Sinan Sülün, Mahir Ünsal Eriş, Fuat Sevimay, Zeynep Ünal, Vuslat Çamkerten, Adnan Özyalçıner, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Tansu M. Gülaydın, Aziz Gökdemir, Hakan Bıçakcı, Gamze Güller, Zeynep Sönmez, Berna Durmaz, Mehmet Fırat Pürselim, Şenay Eroğlu Aksoy, Onur Çalı, Hakkı İnanç, Murat Taş, Semih Öztürk
Cumhuriyet Kitapları
Kırmızı Kedi Yayınevi
İdea Politik
Yalçın Abi olayların en başından beri sokaktaymış, kendi çektiği resimleri de kullanarak bir gazeteci olarak şahit olduklarını yazmış.
Doğan Kitap
Mustafa Sönmez
Her kesimin görüşlerini bir araya toplama iddiasındaki söyleşi kitabı.
Merhaba ben Ömer. Ben 1998 doğumluyum. Çocukluğuma dair tek hatırladığım şey çok mutlu olduğum günlerdi. Yani şöyle açıklayacak olursam eğer ben aile arasındaki ilişkileri çok severim, çocukluk dönemimde ise bu daha fazlaydı. Amcamlar, teyzemler felan pikniğe giderdik. Parkta o kadar çok eğlenirdim ki size anlatamam. Şimdi zamane çocuklarına bakacak olursak eline telefon veya tablet verince mutlu olabiliyorlar. Yav ben oyuncağım yok diye kumandadan otobus eski tuşlu telefonlardan taksi yapan birisiydim. Bizim çocukluğumuz bu kadar güzel geçmişken onlar nasıl böyle güzel günlerini yaşayamıyor diye kendi içimde sorguluyorum. Çocukluğuma ait güzel anılardan biriside sokak çocukluğu ve arkadaşlığıydı. Hiç unutmam o uçurtma uçurduğumuz günleri. Abim uçurup uçurtmanın ipini bana verdiğinde o kadar heyecanlanırdım ki sizlere anlatamam. Çok güzel günlerdi. 5 tane misketim var diye mutlu olduğum günleride unutmadım tabi. Şimdi misket denilince tuhaf bakıyor çocuklar bu da ne diye. Sen çocuksun yahu telefonda oyun oynamayı nasılda benden çok bilebiliyorsun? İlkokul zamanlarımda okulum eve yakındı. Sabahları erken kalkma konusunda sıkıntı yaşadığım doğrudur. Gerçi halen de öyleyim de neyse. Okulumuzun ismi Kemal Halil Tanır İlköğretim okuluydu. O okuldan sınıf öğretmenlerimin bana çok büyük etkisi olmuştur. Onlardan Allah razı olsun. Bana matematik başta olmak üzere tüm dersleri sevdirdiler. Derslerden önce iyiliği, disiplinli olmayı öğrettiler. 5. sınıfta bir ingilizce öğretmeni geldi. O kadar çok ödev veriyordu ki yüzük parmağım onun ödevleri yüzünden hala yamuk.Verdiği ödevler işe yaramadı ama bizde bir yara bıraktı. Ben onun yüzünden ingilizce ile yanlış tanıştığıma inanıyorum. Onun o ödevleri ve bağırmaları yüzünden ingilizceden nefret etmişliğim vardır. Halen de sevemedim. Sevemedim deyince aklıma şu şarkı geldi: Sevemedim karagözlüm seni ömür boyunca.. Ben ailemden uzakta yaşamaya lisede başladım. İstanbul’un Şile ilçesinde Ağva kasabasında yatılı olarak lise hayatıma başladım. Ailemden uzaklaştığım o ilk günü hala dün gibi hatırlıyorum. Heyecanlıydım, birazda hüzünlü. Derslerime daha fazla çalışıyordum. Bir şeyler başarıp iyi yerlere gelmeyi istiyordum. Lisede bir sürü güzel işler yaptığıma inanıyorum. Kulüplerde aktiftim. Sosyal birisiydim yani. Ve şimdi Kırklareli’de Mühendislik okuyorum.